| |
dibiyizbiz hayatın, birikmişliğin, ahengin ve aşkın. ağaçlar hep dosttular, oynamaktı yegane varlığımız. varlığımız oynadıkça vücut buldu.hamurlar ve çamurlar iki kardeştiler
ve yan bahçede yaşarlardı severdik onları, onlarda bizi. ateşten ve sudan doğmuştu çocuk
gözümüz. onun için cam gibiydi ferfecir ferfecir. çok gitmişiz dedik. sorabildiğimiz
tek yolcu zamandı. o da bize kafa salladı. hımm düz git
uzun bir düz.... belki dönersin ileride belli mi olur, belki onu görürsün, belki dere taşar? öbür bahçenin var olduğunu
bilmeye başlayalı beri
hiç gitmiştik oysaki. öbür bahçe zamansızdı. öbür bahçe başka pek öte, pek buzlu mavi. hakkımızda çokça kitap yazıldı,
efsaneler de aldı
başını gitti. gelipte su içenler de oldu kurnamızdan.suyu satanlarda.
olduğum taştan yapılan işler e bakınca, küsmek de geliyor aklıma, tebessüm de. en iyisi güneşe
çıkmak, sırtın ısınıyor gülüyorsun.
biraz. birazdan burda olur. mutluluk ne zamansız şey. iletişim çağında dişim ağrıyor ve sesim çıkmıyor. sesin çıksa duyan çıkmıyor.
duyan çıksa sesi çıkmıyor. bir garip çember bu zaman içindemiyiz bu zamanın çemberin kendisi mi girdap.
girdap tan sonra ay sade ve kendiliğinden ortaya gelir gene. en
azından bunu bilmek bile dingin dingin.
yeniden vaktidir sessizliğin zamansızlık ile zamanın ara ince siyah çizgisinin. biter süren, denklemin bitmez. yazanı okursun
ancak ve
ancak bir kayadan bırakınca kendini kendine.
iki kolun açık yüzün denize git git
sular çekildi dibi bizmişiz
|